M. İhsan ArslanM. İhsan Arslan

Son Gönderilenler

NTV (Can Dündar - Neden)

09 Ekim 2007, Salı

Konu: Terör neden tırmanıyor?

Konuklar: Akp Siyasi ve Hukuk İşleri Başkan Yardımcısı, Disiplin Kurulu Üyesi, Diyarbakır Milletvekili İhsan Aslan, Chp Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş, Terörle Mücadele Eski Özel Koordinatörü Emekli Orgeneral Edip Başer, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (Usak) Başkanı Doç. Dr. Sedat Laçiner, Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (Asam) Başkanı ve Eski Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu ve Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fuat Keyman

Can Dündar: Merhaba. Neden'e hoşgeldiniz. Türkiye Gabar dağındaki 13 şehidin ardından terörü konuşuyor. Bir ara susan silahlar yeniden ve daha kanlı konuşmaya başladı.

Terör neden tırmanıyor? Türkiye bir sınır ötesi harekata mı zorlanıyor? Öyleyse ne yapmak lazım? Bu gece gündemimizde bu sorular var. Hazır olun, Neden başlıyor. Son bir ayda Güneydoğu'daki çatışma ve baskınlarda 33 güvenlik görevlisi, korucu ve yurttaş öldü, 35 Pkk'lı öldürüldü. Hükümet sözcüsünün deyimiyle "sözün bittiği nokta"dayız. Peki söz bittiyse bundan sonra silahlar mı konuşacak? Gün boyu peşpeşe gelen açıklamalar sınır ötesi bir operasyonun işaretini verirken, akşam saatlerinde Akp merkez yürütme kurulu’nda da tezkere ihtimali gündeme geldi. Peki asker Kuzey Irak'a mı girecek? Girerse bu, ne gibi sonuçlar getirecek? Bu gece bunları siyasetçiler, akademisyenler ve stratejistlerle konuşacağız. Politik, diplomatik, askeri yönleriyle terörü masaya yatıracağız. Ankara ve İstanbul stüdyomuzda, güneydoğu'yu, örgütü, terörü iyi bilen, bölgenin nabzını tutabilen konuklarımız var. Önce sizlere onları tanıştırayım. Ankara'dan başlayalım. Ankara stüdyomuzda Akp Siyasi ve Hukuk İşleri Başkan Yardımcısı, Disiplin Kurulu Üyesi, Diyarbakır Milletvekili İhsan Aslan var. Sayın Aslan hoşgeldiniz programımıza.

İhsan Aslan: Hoşbulduk, teşekkür ederim.

Can Dündar: Evet acaba sınır ötesi bir operasyon için tezkere meclise gelecek mi? Bu soruya birazdan Akp’nin milletvekiline, stüdyomuzda ağırladığımız Akp milletvekiline soracağız. Daha sonra da peki Chp bu tezkereyi destekler mi’yi stüdyomuzdaki Chp milletvekiline yönelteceğiz kısa bir aradan sonra. Bizden ayrılmayın lütfen.

Can Dündar: Evet güneydoğu’da terörü tartışacağız, fakat ondan önce sıcak gelişmeyi yani bu tezkere meselesini kısaca konuklarımıza değerlendirmelerini rica edeceğiz. Sayın İhsan Aslan’dan başlamak istiyorum, Akp milletvekili ve parti yöneticisi aynı zamanda. Sayın Aslan tezkere hazırlığı var mı partide ve meclise askere yetki veren bir tezkere yollayacak mı bu ara bu önümüzdeki bir kaç gün içinde Akp hükümeti?

İhsan Aslan: Önce müsaadenizle ben hayırlı akşamlar diliyorum ve bu son günlerde vuku bulan müessif olaylar sonucu şehit düşen tüm vatandaşlarımıza başsağlığı diliyorum, Allah’tan rahmet diliyorum ve bu tür müessif olayların tekrar etmemesi temennisinde bulunarak sözlerime başlamak istiyorum. Şüphesiz hükümet terör karşısında üzerine düşen siyasi, sosyal ve ekonomik önlemler alma bakımından üzerine düşeni yaptığı kanaatindeyim. Bugüne kadar esirgediği bir şey olmadı. Bu yasal düzenlemeler olsun, bölgede yapılan hizmetler olsun ki daha sonra zannediyorum konuşmalarımız sırasında buna ayrıca vakit düşecektir. Ve nihayet bugün gelinen noktada bugün kamuoyuna haber olarak yansıdığı gibi eğer gerekiyorsa sınır ötesi veya sıcak takip şeklinde bir harekatın da söz konusu olabileceğini ifade ettiler. Hükümet sözcümüzü hep birlikte dinledik biz ama şunu hemen söyleyeyim; böyle bir tezkerenin gelmesi veya böyle bir hükümet kararının söz konusu olması mutlaka bu harekatın olacağı anlamına gelmez ama eğer gerekiyorsa terörü bitirmek için ve bu akan kanı durdurmak için her türlü tedbirin alınması konusunda hükümetimiz ve grubumuz üzerine düşeni yapacaktır. Bunu ben huzurunuzda söylemek istiyorum.

Can Dündar: Sayın Aslan grubun eğilimi ne yöndedir? Hem grubu soracağım size, hem de bölge milletvekili olarak, bölge milletvekillerini ve dolayısıyla aslında bölgenin bu operasyona bakış açısı nedir acaba?

İhsan Aslan: En üst yetkili ağızlardan sınır ötesi harekatın daha doğrusu şiddete şiddetle mukabele etmenin bu sorunu çözemeyeceği kanaati hakimdir ve bir çok kişi tarafından da ifade ediliyor. Bölge halkımız sıcak bölgede ve ateş öncelikle o bölge insanını yakıyor. Şiddet her halükarda öncelikle ve yaygın bir şekilde bölge insanın etkiliyor. Bölge insanını bunu en yakından hisseden bir kesimdir. Bu nedenle şiddet ve şiddete ve teröre şiddetle mukabele etmenin sorunu çözmediğine inandığı gibi kendisinin de etkileneceğini çok iyi biliyor. Ayrıca halkımız komşularımızla devletimizin böylesi hoş olmayacak sıcak temaslar içine girmesini de arzu etmiyordur. Bu bakımdan ben bölge milletvekili olarak, bir Diyarbakır milletvekili olarak halkımızın bu konuda duygularının mutlaka demokratik yollarla, sivil önlemlerle ve halkla terörü birbirinden ayırmak suretiyle uygulanacak yöntemlerde mutlaka bu ayrımı yapmak şartıyla tedbirlerin daha da artırılması inancındayız. Umuyorum ben hükümetimiz bu konuda bugüne kadar olduğu gibi aldığı tedbirleri geliştirecektir, önlemleri artıracaktır ve güvenlik güçlerimizin de ihtiyaç duyduğu her türlü gereksinime cevap verecektir. İster mevzuat açısından olsun, ister lojistik destek anlamında olsun. Halkımızın asla tereddüdü olmaz.

Can Dündar: Bu konuya daha derinlemesine gireceğiz gelecek turlarda ama benim anladığım, en azından bölge milletvekillerinin operasyon ya da tezkere kararında çok buna mütemayir olmayacakları yönünde, sizin söylediklerinizden. Bu durumda grupta bir sorun çıkmayacak mıdır? Yani ya da siz kerhen mi buna destek olacaksınız?

İhsan Aslan: Hayır asla. Grubumuzda ülkenin temel sorunları karşısında yek vücut hareket etme kabiliyeti vardır ve geçmişte biz bunu ispatladık. Bunun için endişe etmeye gerek yok. Bölge milletvekillerimiz olsun, diğer bölgelerimizin milletvekilleri olsun biz grupta birlikte halkımızın sorunlarını çözme noktasında kişisel ve bölgesel taleplerimizi geriye atıyor ve özveride bulunabiliyoruz. Önemli olan burada ülkenin temel çıkarlarıdır. Eğer bu çıkarlar illa da savaş girmeye gerektiriyorsa ki asla hiçbirimiz ve hiçbiriniz bunu istemezsiniz. Buna dahi karar verebilecek zihniyette ve mantalitedir. Önemli olan yanlış yapmamak. Daha sonra bu konuya daha derin girmek isterim ben doğrusu. Çünkü bu sorunu zannediyorum bölge insanı yaratmadı. Belki de öncelikle Ankara’dan kaynaklandı. Sorunun doğru teşhisinde ve uygulanacak tedbirlerde ve çözüm önerilerinde bizim buradan yanlışlar yaptığımız kanaatindeyim ve örgütü bu manada bizim büyüttüğümüzü düşünüyorum. Dolayısıyla öncelikle sorunu çözmenin de yine bize düşen bir husus olduğunu ben hatırlatmak istiyorum. Bölge insanımızı, vekillerimizi ayrı düşünmeyelim. Hassasiyetlerimiz müşterektir, akan kan hepimizi aynı derecede üzmektir ve geleceği ait endişelenmemize sebep olmaktadır. Biz birlikte kararlar almalıyız, birimize zarar veren şey mutlaka hepimize zarar veriyordur. Bu ortak bilinçle hareket etmeliyiz. Bu ayrımı ifade etmek bile hoş değil.

Can Dündar: Sayın Aslan bu sorunu Ankara büyüttü dediniz. Bu konuya daha derinlemesine girmenizi bir dahaki turda rica edeceğim ama anladığım kadarıyla tezkere kararı gelebilir ama bu ille bir operasyon anlamı taşımayabilir. Yani mutlaka bir sınır ötesi operasyon yapılacağı anlamına gelmez. Kaldı ki şiddete karşı şiddetle mukabelenin de çok bölge milletvekillerini en azından, genel olarak da partiniz milletvekillerince uygun görülmediğini de bu konuşmanızdan anlıyorum. Peki Chp ....

İhsan Aslan: Çok kısa bir şey daha söyleyebilir miyim müsaadenizle.

Can Dündar: Tabi buyrun.

İhsan Aslan: Yani duygusal tepkilerle olaya yaklaştığınız zaman kanaatimce terörün istediği tuzağa düşmüş oluruz. Çünkü istenen şey güvenlik güçlerimizin ve hükümetimizin topyekün güçlerimizin çatışma ortamına sürüklenmesidir. Onun için paniğe kapılmadan, telaşlanmadan soğukkanlılıkla sorunun üzerine gitmemiz gerekiyor ve bence bugüne kadar hükümet olarak ve topyekün kurumlarımız olarak sürdürdüğümüz çabaların, tedbirlerin doğru olduğunu ben düşünüyorum. Çünkü telaş ve terörü tırmandırma gayreti öncelikle özellikle bu nedenlere dayanıyor. Çünkü demokratikleşme, yaşam standardının yükselmesi, siyasette istikrar, ekonomide gerçekten gözle görülür somut bir kalkınma ve halkın memnuniyeti ve halkın 22 Temmuz’da tercihini yaptığı doğrultu ve sonuç birilerini bazılarını rahatsız etmektedir. Bu nedenle terör tırmanmıştır. Ben hiç korkmuyorum ve doğrusunu isterseniz bu nedenle alınacak yeni tedbirlerle orta ve uzun vadede sorununu çözme noktasında daha başarılı şeylerin yapılabileceği kanaatindeyim ben.
Can Dündar: Evet şimdi ne yapacağız’a geldik. Önümüzdeki süreçte Türkiye bu sorunla nasıl baş eder konusunda görüşleri isteyeceğim ama kısaca sizlerden gelen bir kaç mesaja değinmek istiyorum. İzleyicilerimizin sayısı bu gece olayın sıcaklığı nedeniyle bir hayli fazla, o yüzden gelen mesajlar da fazla ama bir kaç örnek okumak istiyorum. Mete Gökçe demiş ki; Amerika bir vatandaşı için her yeri ayağa kaldırabiliyor. Peki biz onca şehidimiz için neden sürekli toplantılar yapıp vakit kaybediyoruz? Acaba ülke içinde Irak’a girmek için, askeri müdahale için, ülke dışında dış güçlerin onayına mahkum muyuz, yoksa hapis mi olduk demiş. Can Yıldır; Saddam döneminde bir çok sınır ötesi operasyon yapıldı ama terörün kökü kurutulamadı. Bu kez yapılacak sınır ötesi harekat terörün kökünün kurutulması konusunda ne kadar etkili olacak diye sormuş. Özgür Ablak; ben asker değilim ama saçma değil mi, oraya gittiğimizde ne bulmayı bekliyoruz? Tası tarağı alan kaçmış gitmiş olacak, şimdiden bu kadar haberden sonra diyor ve bu operasyon kamuoyunu rahatlatmak için mi yapılıyor diye soruyor ve Bursa’dan Burak Kaan da iki sorusu var. Amerika isterse bu operasyonu durdurur mu? İkincisi; acaba Pkk biz Irak’a girelim diye mi bu günlerde işi azıttı diye sormuş. Ben şimdi Ankara’ya dönmek istiyorum, tekrar sayın Aslan’a dönmek istiyorum. Zannediyorum ilk turda da konuştuk ama ondan sonra size yönelik de pek çok burada konuşma oldu sayın Aslan. Şöyle zor bir durum da olduğu anlaşılıyor hükümetin; güneydoğu’dan oy aldınız, fakat şu anda sizin de orada çok muteber karşılanmadığınız söylediğiniz bir operasyona imza atmak gibi bir durum var. Bu durumdan hükümet nasıl bir formül üretecek? Bu hem bir operasyon, hem de bölgede bir reform çabalarına nasıl devam ettirebilecek? Bir formülünüz var mı bu konuda?

İhsan Aslan: Sayın Dündar doğrusu zamanın yetmeyeceğini görüyorum. Keşke reklamlara ayırdığınız zaman kadar bizlere de zaman ayırsaydınız. Çünkü ülkenin çok önemli bir sorununu, önemli bir zaman diliminde konuşuyor ve tartışıyoruz. Ben partimi suçlayan, iddiaları olan arkadaşlarıma sözlerini keserek müdahale etmek istemedim, konuşmacıların konuşma haklarını ihlal etmek istemedim doğrusu ama bu iddiaların altında kalmak da istemiyorum. Ben hemen şunu söyleyeyim; umarım bir pozitif ayrımcılık benim lehime kullanırsanız, öyle bir hakkımın olduğuna inanıyorum ben. Çünkü bir çok şeye cevap vermek durumundayım ve süratle meramımı ifade etmeye ve suçlamalara cevap vermeye çalışacağım.

Can Dündar: Buyrun.

İhsan Aslan: Şimdi ben bir hususu çok önemli buluyorum. Aydınlarımızın bu sorunu tabulara takılmadan, çekinmeden tartışmaları gerektiğine inanıyorum ve bunu çok da faydalı buluyorum. Bu bağlamda sayın Laçiner’e ve sayın Keyman’a ben teşekkür ediyorum. Zira tahlillerine katılıyorum, çoğu katıldığım görüşlerdi. Meseleye çok soğukkanlı yaklaşmamız gerekiyor, ben ister istemez sayın Başer’in ve sayın Ateş’in bazı şeylerine cevap vermek durumundayım, daha sonra vaktim olursa çözüm sadedinde nelerin yapılabileceğini ve en azından bilebildiğim kadarıyla partimin bu konuda neler yapmayı düşündüğünü aktarmaya çalışacağım. Şimdi şüphesiz biz şiddete karşı şiddeti sınırsız bir şekilde dışlamıyoruz. Şiddet tabi silahlı gruplara ve bireylere karşı mutlaka uygulanmalıdır ama biz başlangıçta bazı yanlışlar yaptık ve suçlu, suçsuz ayrımı yapmadan sivilleri de içine alan bir güvenlik tedbiri geliştirdik. Bunun sonuçlarını bugün hep birlikte büyük bedelle ödüyoruz ve çoğu yetkililerin de bunu itiraf ettiğini biliyoruz. Vatandaşı bilgilendirmediğimiz şeklinde çok büyük bir suç işlediğimiz iddiası var. Biz vatandaşı çok iyi bilgilendirdik, çok iyi bilinçlendirdik, 22 Temmuz seçimlerinin sonuçlarını da onun için böyle çıktı. Halkımız bizi çok iyi anladı, sandık başına giderken de iradesini beyan etti ve bugüne kadar destek verdiği ideolojik örgütler karşısında Ak Parti’yi tercih etti, bunu arkadaşlarımız da ifade ettiler. Bir bakıma sorunun çözüm adresini belirlediler. Hiç soğukkanlılığımızı yitirmeden, şiddet örgüt tarafından nereye kadar tırmandırılırsa tırmandırılsın biz illa da demokrasi demeliyiz ve özgürlüklere zarar vermeden mutlaka sivil önlemler, sosyal önlemler, ekonomik önlemler geliştirmeliyiz. Zaten bugüne kadar en büyük hatalarımızdan biri, biz sorunun çözümünü tamamen güvenlik güçlerimize havale ettik, bu büyük bir haksızlıktı ve büyük bir yanlışlıktı. Çünkü her kurum kendine düşeni yapmalıdır. Eğer siyaset kurumu bugüne kadar kendine düşeni yapsaydı güvenlik güçlerimiz sorunun tamamını üstlenme mecburiyetinde kalmazlardı. Tabiki askere havale ederseniz, onun anladığı şey silah kullanmaktır. Yani sayın Ateş bugünkü siyasi kadrolar terörü büyüttü diyor. Terör 5 yılda büyümedi, 5 yıldan beri ortada yok, 23-25 yıldan beri var. Biz son diliminde iktidar sorumluluğunu üstlenmişizdir ve bunun gereğini yaptığımızı da yine seçim sonuçlarında ortaya koymuşuzdur. Halkımız bizim politikalarımızı destekledi, onayladı ve kendi geleceği için, çocuklarının geleceği için bu partiye ben çok politik de konuşmak istemezdim doğrusu ama, bu partiye güvendiğini büyük umutlar içinde olduğunu ifade etti. Şimdi bir de bunu Ankara büyüttü demiştim ben, önemsiyorum onu. Çünkü sorunun doğrusu tespitinde yani teşhisimizde ben uzun süre yanıldığımız kanaatindeyim ve Ankara’nın büyüttüğünü tekrar vurguluyorum ben. Şimdi biz tabulardan sorunu tartışma imkanı bulamadık doğrusu ve sorunun kökenine inemedik. Başlangıçta 3-5 çapulcu dedik, onun için polisiye tedbirler aldık ama sonuçta sayısı bugün binleri aşan bir silahlı örgütle karşı karşıyayız. O da önemli değil, yani silahlı militanların tamamını güvenlik güçlerimiz ortadan kaldırsa sizce bu sorun bitmiş oluyor mu? Bunun cevabı çok önemlidir. Hele hele Kuzey Irak’a girdiğimizde dış tepkileri hep konuştuk ama içeride halkımızın göstereceği tepkileri ifade edemedik biz, etmekten de kaçıyoruz doğrusu. Çünkü sorunu bir bütün olarak ele almak gerekiyor ve çözümü de bir paket olarak. Yani bütün boyutlarıyla iç ve dış, siyasi, sosyal, ekonomik boyutlarıyla ele almak gerekiyor. Tabiki askeri müdahale gerektiğinde yapılacaktır, tekrar söylüyorum ama bunun sonuçlarının hesabının yapılması gerekiyor. Bu hesabı yapmak da şüphesiz başta siyasi iktidarlara ve bunun altında da güvenlik güçlerinin teknik uzman kadrolarına düşüyor.

Can Dündar: Bölgede de büyük tepki olacak mıdır sayın Aslan?

İhsan Aslan: Buyrun?

Can Dündar: Bölgede de ciddi tepki olacak mıdır böyle bir operasyona diyorsunuz?

İhsan Aslan: Yani hiç şüpheniz olmasın. Vakit yok, buraya fazla değinemiyorum ama yani İstanbul’unda, İzmir’inde, Antalya’sında ve Diyarbakır’ında veya Şırnak’ında ne gibi tepkileri olacağının hesap edilmesi gerekiyor. Ne demek istediğimi çok iyi anlattığımı tahmin ediyorum ben. Sonra geçmişte hatalarımızdan ben bahsediyorum. Biz büyüttük yani, Ankara büyüttük iddiamı ispat etmeye çalışıyorum. Sivilleri içeren ve onların mağdur olmasına sebep olan tedbirlerimiz mazlumiyet psikolojisiyle örgüte destek noktasına dönüştü, bu çok önemliydi. Bunu bir çok kişi şu anda ifade ediyor. Sonra Ankara dönemsel olarak bir çok halk kesiminin karşısında sorun olarak gördü, geçmişte bazen dindarları, bazen işte şu anda olduğu gibi kürt halkını, bazen düşünen insanları komünist diye, solcu diye suçladı ve onları sorun olarak gördü. Yani bunu bizim yarattığımıza da inanıyorum. İlk kere tabi geçmişten niye yarattık bunu? Bölge halkından biz hizmeti, şefkati ve huzuru esirgedik. 20 yıl boyunca bölge o olağanüstü hal yönetimiyle yönetildi. Bunun ne demek olduğunu 20 yıl önce doğan insanlardan bugün bunu sormak gerekiyor ve bu tedbir kapsamında iç göçü biz teşvik ettik, sonra büyük bir bela olarak karşımıza çıktığını gördük. Bugün biz onun sonuçlarını İstanbul’da, varoşlarda, Antalya’da birlikte müşaade etmekteyiz. Şimdi gerçekten niye tırmandı? Ben Laçiner’e katıldığımı ifade etmek istiyorum. Bu geçen 5 yıllık iktidarımız boyunca aldığımız hem siyasi, hem sosyal, sosyal yardım projelerimiz açısından, hem ekonomik açıdan yani 30-40 yıldan beri yapılmamış şeyleri yaptık. Yapılmamışlar kadar bizim hizmetlerimiz oldu, yol, su, elektrik, sağlık ve eğitim alanlarında. Bunu burada tekrar istemiyorum, fazla vaktinizi almak istemiyorum.

Can Dündar: Evet sayın Aslan çözümlere doğru gelirsek. Bundan sonra izleyeceğiniz stratejiye.

İhsan Aslan: Hemen arkasından buraya dönerim. Müsaadenizle hemen buraya döneceğim ben, saate de bakıyorum. Şimdi gerçekten Dtp’nin bugün parlamento çatısı altında olması ülke adına çok olumlu bir gelişmedir. Eğer günün birinde politik duruşlarımızla, tepkilerimizle, biz onları parlamento çatısı altında faaliyet yapmaktan alıkoyarsak bu büyük bir kayıp olur, ben ona inanıyorum. Bu yanlışı yapmamamız gerekiyor. Böyle bir sonucun sadece şiddet taraftarı kesimlere fayda vereceğine ben inanıyorum. Sonuçta ben galiba fazla kullanmak istemiyorum, yanlış olur arkadaşlarımın hakkını korumak istiyorum. 22 Temmuz seçimlerinden sonra Ak Parti Türkiye'nin bütünlüğünün ve geleceğinin teminatı olduğunu ispatladı ve halk bunu onayladı. Bu bakımdan şunu demek istiyorum çözüm bağlamında; bu ekonomik tedbirlerimiz mutlaka devam edecektir. Kültürel anlamda, bireysel haklar bağlamında noksan kalan tedbirlerimiz de mutlaka geliştirilecek ve bu noksanlar telafi edilecektir. Başbakanımızın Diyarbakır’da ve muhtelif konuşmalarında ifade ettiği gibi süreç nasıl ilerlerse ilerlesin bunun tek çözümünün daha çok demokrasi olduğu ve Türkiye'nin Avrupa Birliği ile entegrasyonundan geçtiğine inanıyoruz ve mutlaka biz insanımızın layık olduğu hem yaşam standardı bağlamında, hem özgürlükler bağlamında, hem siyasi istikrar bağlamında yapması gerekenleri yapacağımıza inanıyorum ben. Eğer vakit kalırsa daha sonra doğrusu çözüm sadedinde bir şeyler söylemekte isterim.

Can Dündar: Çok teşekkür ederiz sayın Aslan, sağolun.

Can Dündar: Sayın Loğoğlu’na söz verecektim ama sayın Aslan söz istiyor.

İhsan Aslan: Çok kısaca, benim hakkım var.

Can Dündar: Sayın Aslan çok kısaca rica edeceğim, çünkü bundan sonra diğer konuklardan çalmış olacağız.

İhsan Aslan: Bunu esirgememeniz gerekiyor. Şimdi bakın 15 yıl önceki söylemime bakışımı ben toplantıda ifade ettim ama o doğru okunması gerekiyor. Bugün de buna benzer şeyler söyledim ama dedim ki; yanlış tedbirler halkı terör örgütünün yanına itiyor. O konuşmam aynen buydu, başka bir şey değildi yani. Doğrusu ben Şırnak’taki olayı da sayın Ateş özelleştirme politikamızla bağlantı kurdu. Polemiklere girmeyelim, ben muhalefetin bugüne kadar terörü bastırmak için hangi öneride bulunduğunu merak ediyorum doğrusu. Her birimizin geçmişte yanlışlarımız olabilir, her zaman bunu söylüyorum. Mühim olan geçmişte hatalarımızı fark etmek, hatta mümkünse dün yaptığımız yanlışları bugün fark edebilmek, bence bu onurlu bir şeydir. Geçmişi ikide bir getirip temcit pilavı gibi ısıtmanın bir anlamı yok. Topluma da faydası olmaz, sözcüye de bunun bir faydası olmaz. Ben teşekkür ederim, sağolun.

http://www.ntv.com.tr/ntv/metinler/neden/20071009.asp

Tüm hakları saklıdır © 2010