M. İhsan ArslanM. İhsan Arslan

Son Gönderilenler

2005 YILI İCRAATLARI VE GENEL DEĞERLENDİRME

05 Ocak 2006, Perşembe

GENEL DEĞERLENME VE BÖLGEMİZE YÖNELİK İCRAATLAR

2005 yılını bitirdiğimiz şu günlerde, 59. AK Parti iktidarının Türkiye geneli ve özellikle de bölgemize yönelik yaptığı icraatlarını tekrar hatırlamanın faydalı olacağı kanaatiyle aşağıdaki bilgilendirme notunu hemşerilerimin dikkatine arz ediyorum. Şüphesiz, AK Partinin üç yıllık iktidar döneminde yaptığı devrim mahiyetindeki icraatlarının tamamına burada değinmek mümkün değildir. Bu nedenle son yasama yılında doğrudan veya dolaylı olarak bölgemizi ilgilendiren faaliyetlerimize kısaca değinmeye çalışacağım.

Avrupa Birliği’nden Müzakere Tarihi Alındı
Her şeyden önce; 3 Ekim 2005’te Türkiye’nin AB’den müzakere tarihi alması, 40 yıllık Avrupa Birliğine üyelik sürecinde milat olarak kabul edilebilecek bir gelişmedir. Bu gelişme, 59. Ak Parti Hükümetinin gerçekleştirdiği yoğun dış diplomasi sayesinde gerçekleşmiştir. Bu tarihin, ülkemizin demokratikleşmesi yönündeki çabamız açısından da makro ölçekte bir gelişme ve dönüm noktası olduğunu halkımızın dikkatine arz ediyorum.

AB Uyum Yasaları Çıkardık
Meclis olarak çok sayıda uyum yasası çıkarıldı. Avrupa Birliği resmi belgelerinde ilk kez ülkemizin “Kopenhag Kriterleri’ni yerine getirdiği vurgulandı.

Yeşil Kartlılara Ücretsiz İlaç İmkanı
Yine değinmemiz gereken bir diğer icraatımız yeşil kartlılara getirilen ücretsiz ilaç imkanıdır. Büyük bir bölümü dar gelirli olan bölgemiz insanını yakından ilgilendiren bu imkanla, yeşil kart sahibi olan vatandaşlarımıza ücretsiz ilaç alma imkanı tanıdık.

İlaçta İndirim Yapıldı
Yine hükümetimiz sağlık ürünü ve hizmetlerindeki KDV oranını %8’e düşürerek, ilaç fiyatlarında ortalama %30 civarında indirim sağlamıştır.

Asgari Ücrette Rekor Artış
2002 yılında işbaşına geldiğimizde 184 milyon TL olan asgari ücret, rekor artışlar yapılarak, 2005 yılı başında 350 milyon TL’ye ve 2005 yılı sonun da 380 Milyon’a ulaştı.

Sağlık Kuruluşları Tek Çatı Altında Toplandı
İktidarımız döneminde Sağlık kuruluşları tek çatı altında toplandı ki bu konu diğer iktidarların programında olduğu halde gerçekleştiremediği köklü değişikliktir. Böylelikle SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’na bağlı hastalarımız, bu gün hastane ayrımı yapılmaksızın bütün sağlık kuruluşlarından hizmet alabilecek duruma getirilmiştir.

Vergi İndirimi Yapıldı
Türkiye’de pek rastlanmamış olan vergi indirimi gerçekleştirildi. Böylelikle kurum kazancı üzerinden %65’lere varan vergi oranını, partimiz %45’lere çekti. Tarihimizde İlk Kez En Çok Ödenek Eğitim İçin Ayrıldı. İlk kez Milli Eğitim bütçesine en çok ödenek ayrılarak, eğitim alanındaki büyük sorunlar hafifletildi. Ücretsiz kitap uygulamasına 2005 yılında da devam edildi.

Elektrik Fiyatlarında İndirim Yapıldı.
Elektrik fiyatlarına hiç zam yapılmadı. Sanayi kesiminin kullandığı elektrik için fiyat indirimi sağlandı. Faturalardaki TRT payı düşürüldü ve güç bedeli uygulamasına ise iktidarımız döneminde son verildi.

Enflasyon Tek Haneli Rakamlara İndi
Hükümetimiz 35 yıllık bir hayali gerçekleştirerek, enflasyonu %130’lardan 2005 yılında %8’lere indirmeyi başardı.

Sosyal Hizmet Faaliyetleri
Fakir fukara ve dar gelirli vatandaşlarımıza ayni-nakdi yardımlara ve kömür yardımı uygulamasına devam edilerek, geçmiş yılların iki üç misli sosyal hizmet gerçekleştirildi.

Bütün Öğrencilere Burs ve Kredi Sağlandı
İlk kez iktidarımız döneminde, talep eden bütün üniversite öğrencilerine ayrım yapmaksızın öğrenim kredisi verildi.

Toplu Konut ve Duble Yollarda Rekor Artış
Toplu konut ve duble yollar konusunda cumhuriyet tarihinin bu alandaki rekorları kırıldı. İktidarımızın iki yılı içinde, Toplu Konut İdaresi tarafından 20 yılda yapılan miktar kadar konut inşaatına başlandı. Yine Cumhuriyet Tarihi boyunca yapılan toplam duble yol, iktidarımızın “sadece iki yılı” içerisinde tamamlandı.

Emeklilerin Fatura Fiş Toplama Külfeti Kaldırıldı
Yine, hürmete layık değerli emeklilerimizin fatura ve fiş toplama külfeti 2005 yılı içinde ortadan kaldırıldı.

Kürt Sorununa Yönelik Tespit ve Açılım
Şüphesiz, 2005 yılında hafızalarda kalan diğer bir önemli gelişme de Sayın Başbakanın Diyarbakır gezisi öncesinde Kürd Sorununa yönelik açılımıydı. Bu açılımla, Siyasi kadroların soruna sadece ekonomik değil aynı zamanda kültürel ve siyasi boyutu da içeren bir tanımlamada bulunarak doğru teşhis koymuş olması, hem ülke hem bölgemiz açısından son derece önemli bir gelişme olduğunu hatırlatmakta fayda vardır. Peki Başbakan ne yapmıştı?! Öncelikle, sorunun adını tam koymuştu. Yine, önceki idarecilerin sorunun tespit ve çözümüne yönelik yanlışlıklarını kabul etmişti. Sonra, hak ve özgürlüklerin en geniş boyutuyla kullanılmasıyla, yani daha çok demokrasi, daha çok özgürlük ve daha çok aş, daha çok iş ile sorunun çözülebileceğini vurgulamıştı. Ve soruna bizzat sahiplenmiş, çözme taahhüdünde bulunmuştu. Bu yeni politika ile hükümetimiz, bugüne kadar olduğu gibi her şeyi askere havale etmek yerine, siyasi boyutu da olan bu sorunun çözümü için her türlü riski göze alarak cesurca adımlar atmıştır. 59. Ak Parti iktidarının Kürd Sorunuyla ilgili barış ve insan haklarını önceleyen politikaları, halkımız tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Söz konusu açılım, halkımızın geleceğe daha umutla bakmasını sağlamıştır. Kürd Sorunu sadece içişlerimizi değil aynı zamanda dış politikamızı da yakından ilgilendirdiğinden, Hükümetimiz tarafından geliştirilen yeni siyasi açılım, aynı zamanda Türkiye’nin Ortadoğu ölçeğindeki güçlü ve barışçı imajına da olumlu katkı sağlamıştır kanaatindeyim.

BÖLGEMİZE YÖNELİK İCRAATLARIMIZ

Aslında ülke geneli için yapılan her şeyin aynı zamanda bölgemiz insanı için de yapıldığı bir gerçektir. Bununla birlikte bu bölümde özellikle bölgemize yönelik hükümetimizin icraatlarının yanında bölge milletvekili olarak da şahsımın gerçekleştirdiği hizmetlere değinmeye çalışacağım. Başta Sayın Başbakanımız olmak üzere Hükümetimizin Değerli Bakanları ile yüz yüze yaptığım görüşmeler sonucunda, ilgili bakanlıkların programlarına aldırdığım veya hükümetin gündemine getirerek bölgemiz açısından olumsuz sonuçların doğmasına engel olmaya çalıştığım 2005 yılı faaliyetleri aşağıda tarih sıralaması gözetilmeden belirtilmiştir. Temsil görevinin gereği olarak Diyarbakır açısından bu güne kadar icraatlarıma yön veren en etkili ve yönlendirici sebep, yörede yaptığımız gezi ve incelemeler neticesinde tespit ettiğim aksaklıklar, yine yapılması bizlere gerek halk tarafından iletilen talepler, gerekse GÜNSİAD, GİSİAD, MÜSİAD, TİCARET BORSASI gibi sivil toplum kuruluşları tarafından birebir aktarılan genel hizmetler olmuştur. Bunun yanında Silvan Barajı gibi hizmetine uzun yıllar devam edecek olan büyük projelerin takibi de devam etmektedir.

Susuz Köy Kalmadı, Yolsuz Köy de Kalmayacak
İl valimizin de büyük gayretleri sonucu 2005 yılında 800 den fazla yerleşim birimine içme suyu götürülerek adeta cumhuriyet tarihinin bu alandaki rekoru kırılmıştır. Bölgemizin su, yol ve elektrik gibi altyapı sorunları küçümsenmeyecek boyuttadır. Bunun farkında olarak 2005 yılında su sorununu çözdüğünüz gibi inşallah 2006 yılında da hükümet olarak yolsuz köy bırakmamak ve grup yollarının tamamını asfaltlamayı hedeflemiş durumdayız. Bu çalışmalarımızda Sayın Valimizin ve ekibinin ve İl Genel Meclisi Üyelerinin gayret ve fedakarlığını da hatırlatmak gerekir.

Teşvik Yasası Bölgemizin Lehine Revize Edilecek
Hükümetimizin geri kalmış illerimizdeki sanayi ve yatırımları arttırmaya yönelik çıkardığı 5084 sayılı teşvik yasasından bölgemiz sanayici ve işadamlarının maalesef yeterince istifade edemediğinin ve teşvik yasasının mevcut haliyle amacına tam olarak hizmet etmediğinin farkındayım. Bu amaçla Yaptığım araştırmalar ve Sanayici ve İşadamları Derneklerimiz tarafından bana ulaştırılan haklı talepler ışığında, yasanın uygulamasında karşılaşılan aksaklıkların ortadan kaldırılması amacıyla Mart 2005 tarihinde bir rapor hazırlayarak başta Başbakanımız olmak üzere, Maliye Bakanımıza ve Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerine ilettim. Raporda, yasanın az gelişmiş bölgemizdeki sanayici ve iş adamlarımızın lehine revize edilerek bu yörelerimizdeki yatırımların cazip hale getirmesi gerektiği ve sektörel bazda ve il bazında farklı teşvik süreleri ve oranlarının olması gerektiğini ısrarla belirttim. Sonuç olarak, Başbakanımızla bu konuda yaptığım birebir görüşmelerde, 2006 yılı içinde bölgemize yönelik daha fazla teşvik desteğini planlı bir şekilde öngören yeni tedbirlerin alınacağı hususunda müjde vermiştir. Böylece raporda belirttiğim düşüncelerim doğrultusunda düzenlemenin, 2006 yılında yapılacağını ümit ediyorum. Hazırladığım Proje Neticesinde Diyarbakır’a 24 Derslikli 10 Okul Yapılması Kararlaştırıldı 2005 yılının son aylarında Diyarbakır’daki derslik açığının gidermek için Başbakanımıza sunulmak üzere kapsamlı bir rapor hazırladım. Bu raporumda kısaca, Türkiye genelinde 35-40 bin, Diyarbakır ilimizde de ortalama 3500 olan derslik açığının olduğunu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ve ya İl Valiliğinin borçlandırılması yoluyla bir yıl içinde derslik açığının giderilebileceğini ve bunun Milli Eğitim Bakanlığı’na ek bir yük getirmeyeceği tavsiyesinde bulundum. Hazırladığım rapor Bakanlar kurulunda görüşüldü ve değerlendirilmek üzere Milli Eğitim Bakanlığı ile Maliye Bakanlığına intikal ettirildi. Türkiye genelindeki derslik açığının kısa zamanda giderilmesinin bütçe imkanları açısından kolay olmadığını kabul etmemiz lazım. Bununla birlikte hazırladığım raporun değerlendirmeleri sonucunda Diyarbakır’a acil destek verilerek, Başbakanın talimatıyla 2006 yılı içerisinde TOKİ’nin 24 derslikli 10 adet okul yapması kararlaştırıldı. Yine Girişimlerimiz sonucunda Silvan ilçemizde de kullanılmayan metruk durumdaki Tekel binası ve DSİ Malabadi ve Merkez tesisleri, Kaymakam’lığın talebi üzerine okul yapımı amacıyla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne devredilmiştir. Bütün bu planlamalar tamamlandığında 2006 yılında Diyarbakır ilimizde derslik açığının önemli ölçüde azalacağını ve eğitim-öğretimin kalitesinin artacağını inşallah söyleyebiliriz.

Diyarbakır’a Ek 2500, Silvan’a 300 ve Kulp’a 200 Toplu Konut
Yine girişimlerimiz sonucu 2006 yılında Toplu Konut İdaresi tarafından Diyarbakır’ımıza ek olarak 2500, Kulp’a 200 ve Silvan’a da 300 konut yapılması kararlaştırıldı. Silvan’daki toplu konut alanına da buradaki öğrencilere yönelik ayrı bir okul, halkımıza yönelik cami, iş merkezi ve sosyal tesis yapılacağını hemşerilerimize memnuniyetle bildirmek istiyorum. Silvan Tekel arazisi içindeki ağaçlıklı alan da yine TOKİ tarafından piknik alanı olarak düzenlenip hemşerilerimizin hizmetine sokulacaktır.

 
Diyarbakır 400 Yataklı Araştırma Hastanesi’ne Kavuşuyor
Eğitim sorununun yanında sağlık sorunu da Diyarbakır’ımızın önemli ve bizi üzen sorunları arasındadır. Bildiğiniz gibi bir çok hemşerimiz sağlık sorunları nedeniyle Ankara veya İstanbul’daki Araştırma Hastanelerine sevk yaptırmakta ve buralarda maalesef bir kısım sıkıntılarla karşılaşabilmektedirler.Yerinde ve kaliteli sağlık hizmeti almak elbette hemşerilerimizin de hakkıdır. Bu amaçla yine TOKİ tarafından Diyarbakır’a 400 yataklı Araştırma Hastanesinin yapılmasına karar verildiğini ve ihalesinin de Ocak ayında yapılacağını memnuniyetle haber vermek istiyorum. Ayrıca, 25 Yataklı Dicle Devlet Hastanesi inşaatı tamamlanarak hizmete açılmıştır.

Yine 2005 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından;
50 yataklı Çermik Devlet Hastanesi,
50 yataklı Hani Devlet Hastanesi,
50 yataklı Merkez Doğumevi,
400 yataklı Merkez Devlet Hastanesi,
30 yataklı Bismil Devlet Hastanesi,
320 yataklı merkez kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi yapımları için genel bütçeden 7.255.916.YTL, Merkez Döner Sermaye İşletmeleri Gelirlerinden 2.257.000 YTL olmak üzere toplam 9.512.916 YTL ödenek gönderilmiştir. Çermik Devlet Hastanesi, 30 yataklı Bismil Devlet Hastanesi inşaatları ise yakında tamamlanacaktır.

Duble Yollar Aynı Hızıyla Devam Etti
Duble yol çalışmaları 2005 yılında tüm hızıyla devam etmektedir, 2006 yılında da aynen devam edecektir. Diyarbakır-Batman, Diyarbakır-Siverek, Diyarbakır-Elazığ istikametinde ilave duble yolların yapımına devam edilmektedir. Silvan-Diyarbakır yolunun 2006 yılı programına alınması için yetkililerle bir dizi görüşmeler yaptım. Halen Diyarbakır-Silvan çıkışı ve Silvan-Diyarbakır yolu çıkışlarının duble yol çalışmaları ise devam etmektedir.

Karayolları Müteahhitlerinin Alacakları Çözüme Kavuştu
Karayollarına iş yapan müteahhitlerimizin 2005 yılındaki duble yol çalışmalarına ait alacaklarının ödenmesi hususunda geçici bir sıkıntının söz konusu idi. 2005 yılına ait ve bu gün tarihi itibariyle 75 Trilyon TL alacaklarının ödenmemiş olması, sadece müteahhitleri değil, taşeronları ve bölge esnafını olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmazdır. Bu problemi gidermek amacıyla Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı, bir grup müteahhit ve diğer vekillerimizle birlikte Bayındırlık Bakanı ve Maliye Bakanımızla yaptığımız yüz yüze görüşmelerden olumlu sonuç aldık. İlk etapta 24 trilyon civarında bir ön ödemenin yapılması, bakiye alacaklarının da Ocak ayının ilk yarısında ödenmesi kararlaştırıldı.

Tütün Ekicileri ve Kota Sorunu Çözülüyor
Tütün ekicilerinin sorunları bölgemizde yaklaşık 40 bin aileyi ilgilendirmesi hasebiyle önemli ve çözülmesi gereken bir sorundur. Yakın bir tarihte ilgili sendika ve ziraat odaları başkanlarıyla birlikte Maliye Bakanı ve Tarım Bakanımız ile birebir görüştük. Sorunu çözme çabalarımız halen devam etmektedir. Görüşmelerimiz neticesinde; Tekel’in Sigara bölümünün özelleştirilmesi, fakat Yaprak Tütün İşletmelerinin ise özelleştirilmeden Tarım Bakanlığına devredilmesi hususunda ön mütabakat sağlandı. Bu düşünce Bakanlar Kurulu tarafından da benimsendiği takdirde aynen Çaykur örneğinde olduğu gibi, Tekelin Tütün Bölümü de Tarım Bakanlığı bünyesinde yeniden yapılandırılacaktır. Tütün bölümünün Tarım Bakanlığına devri gerçekleşirse bu ekicilerimizi nasıl etkileyecektir? diye hemşerilerimizin aklına gelebilir. Her şeyden önce ekicilerimizin asıl sıkıntısı olan kota uygulaması ortadan kalkacaktır. Tütün işletmesinin üretimin ve verimliliğin artmasıyla da tütün piyasasına hareketlilik gelecektir. Aynı zamanda, dünya pazarında talep bulacak kalitede ve cinste tütünün bölgemizde de üretilmesi sağlanacak. Bölgemizde ekilen tütünün Ege Tütünü gibi pazarlanabilmesi de söz konusu olabilecektir. Bu konuda ki çalışmalar Tarım ve Maliye Bakanlığı tarafından görüşüldükten sonra Bakanlar Kuruluna sunulacaktır.

Silvan Barajı Süreci 2006 Yılında Başlıyor
2006 yılında Silvan Barajı projesine start verileceğinin müjdesini vermek istiyorum. Silvan Barajının, Türkiye’nin 2. GAP Projesi denilebilecek değerde büyük ölçekli makro proje olduğunun bilincindeyiz. Hatta neredeyse tamamı cazibeyle sulanacak 245 bin hektar alan dikkate alındığında Türkiye’de en büyük sulama projesidir denilebilir. Parasal değeri, baraj ve sulama projesi olarak 3 Milyar Dolar civarındadır. Bu da projenin önemini ve büyüklüğünü anlatmak bakımından sanırım yeterlidir. Bu güne kadar şüphesiz bir çok siyasinin bu projenin aşamalarına olumlu katkıları olmuştur. Fakat 2005 yılının Silvan Barajı açısından hayati dönüm noktası olduğunu ifade etmeliyim. İl valimizin projenin ehemmiyeti karşısında duyduğu heyecan ve en üst seviyedeki bürokrasiyle yaptığımız görüşmelerin olumlu sonuç verdiğini burada sevinçle belirtmek istiyorum. Sonuç olarak, Başbakanımızın talimatıyla Silvan projesi raftan indirilmiş ve yabancı sermaye ile 2006 yılında yapımına başlanabilmesi için gerekli sürecin başlatılmasına karar verilmiştir. Bu karar, Başbakanımızın bölgemize verdiği önemin de göstergesidir. Başbakanımız ile birlikte, Enerji Bakanımız, Diyarbakır Valimiz, DSİ Genel Müdürümüz ve GAP İdaresi Başkanımızın gösterdikleri irade ve sundukları katkıların şimdiden takdir ve teşekküre layık olduğunu belirtmeliyim.

Sonuç Olarak,
Bölgemiz insanı açsından önemli olması hasebiyle, genel demokratikleşme çabamız doğrultusunda yeni yasal düzenlemelerin devam edeceğini ve 2006 yılında uygulamaların titizlikle takip edileceğini söyleyebilirim. Yıllardan beri ülkemizin kanayan yarası haline gelen ve daha çok bölge insanımızı etkileyen Kürd Sorununun artık sorun olmaktan çıkması için, hükümet ve parti olarak aynı kararlılık ve iradeyle çaba sarf edeceğiz. Özgürlüklerin geliştirilerek hayata geçirilmesi yönünde çalışmalarımızın devam edeceğini belirtmek istiyorum. Takdir edersiniz ki, birikmiş bunca yılın sorunlarını bir anda bir yılda çözmek mümkün değildir. Ayrıca tek taraflı iyi niyet ve gayretlerle de üstesinden gelinemeyeceğini ve bu konuda hepimize büyük görevler düştüğünü yine bilmemiz gerekir. Bu sorunun toplumsal hayatımızın her noktasına sirayet etmiş olması çözümü ayrıca zorlaştırmaktadır. Sıkça tekrarlandığı gibi; sorunun ekonomik boyutu, sosyal-kültürel boyutu, güvenliğimizi ilgilendiren boyutu ve kimi zaman ifade etmekten kaçındığımız siyasi boyutu, birlikte ele alınmakla ve acil tedbirler yanında orta vadeli proje ve uygulamalarla halledilebilecektir. Bununla birlikte, sadece hükümetimizin ve idarecilerin bu sorunu tek taraflı çözmesi beklenmemelidir. Aynı şekilde halkımızın, aydınlarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın ve demokrasi ve barıştan yana herkesin de bu süreçte hükümetimizin iyi niyetli açılımlarına yine aynı şekilde azami katkıyı sunmaları gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Bölge insanımızın bu süreçte çatışma ve gerginlik doğuracak davranışlardan kaçınması, barışı ve toplumsal huzuru temine yönelik iyi niyetli davranışlarda bulunması gerektiği kanaatindeyim. Şurasını unutmamalıyız ki; bölgemizin huzur ve refah içinde olması öncelikle bizim insanımızı ilgilendirmektedir. Çatışma ve gerginliklerin de faturasını yine herkesten çok bölge insanımız ödemektedir. Kaldı ki bu sorun sadece bölgeyi ilgilendirmekten çıkıp bütün ülkeyi olumlu ve olumsuz etkileyecek bir mahiyete bürünmüştür.
Ümit ve temennimiz;

Toplum olarak bir daha kışı yaşamamamız ve baharları hep birlikte kutlamamızdır. Bu duygu ve düşüncelerle, halkımızın 2006 yılını huzur ve mutluluk içinde geçirmesini diliyor ve önümüzdeki Kurban Bayramının hepimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Saygılarımla,

M. İhsan ARSLAN
Diyarbakır Milletvekili
AK Parti Siyasi ve Hukuk İşleri Başkan Yardımcısı

Tüm hakları saklıdır © 2012